Bir şirketin yasal zeminde ve Devletin gözetiminde faaliyet göstermesi, bu şirkete para gönderen veya sermaye koyan bir kişinin FETÖ/PDY'ye yardım suçundan (TCK m. 314/3) sorumluluğunu nasıl etkiler? TCK m. 30/1 açısından bir değerlendirme yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213242

Metinde bu durum, TCK m. 30/1 kapsamında 'kastı kaldıran hata' için tipik bir örnek olarak sunulmuştur. Değerlendirme şu şekildedir: 1) Hukuka Güven İlkesi: Bir şirket yasalara uygun olarak kurulmuşsa, ticari faaliyetleri Devletin ilgili kurumları (Ticaret Bakanlığı, SPK, BDDK vb.) tarafından denetleniyorsa, sıradan bir vatandaşın bu şirkete para gönderirken veya sermaye koyarken 'hukuk düzenine güven ilkesi' gereği hareket etmesi beklenir. Kişiden, yasal ve denetime tabi bir şirketin arka planda yasadışı bir örgütün amacına hizmet ettiğini bilmesi beklenemez. 2) Maddi Unsurda Hata: Örgüte yardım suçunun maddi unsurlarından biri, yapılan yardımın bir 'terör örgütüne' yapıldığının bilinmesidir. Fail, yasal bir şirkete yatırım yaptığını düşünürken, aslında fiili olarak bir terör örgütüne finansal destek sağlamaktadır. Bu durumda fail, eyleminin yöneldiği yapının gerçek niteliği, yani bir terör örgütü olduğu konusunda suçun maddi unsurunda hataya düşmektedir. 3) Kastın Yokluğu: Bu hata, TCK m. 30/1 uyarınca failin kastını ortadan kaldırır. Failin kastı, suç olan 'terör örgütüne yardım etme' fiiline değil, suç olmayan 'yasal bir şirkete yatırım yapma' fiiline yöneliktir. Bunun aksinin söylenebilmesi, yani failin cezalandırılabilmesi için, metinde de vurgulandığı gibi, failin şirketin esasen yasadışı bir örgüt olduğunu veya bu örgüt tarafından kontrol edildiğini ve örgüte yardım ettiğini somut olarak bildiğinin ve bu bilgiyle 'bilerek ve isteyerek' yardım kastıyla hareket ettiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekir. Bu ispat olmadan, sırf yasal bir şirkete para gönderilmesi yardım suçunu oluşturmaz.