FETÖ/PDY yargılamalarında failin kastının belirlenmesinde 'milat' olarak kabul edilen tarihler (17-25 Aralık 2013, MGK kararları vb.) ve bu tarihlerin hukuki niteliği hakkındaki tartışmaları metne dayanarak açıklayınız. İHAM'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213231

Metinde, Yargıtay'ın failin kastının belirlenmesinde bazı tarihleri 'milat' olarak kabul ettiği, ancak bu konuda bir istikrar olmadığı belirtilmektedir. Bu tarihler; 7 Şubat 2012 MİT Krizi, 17-25 Aralık 2013 süreci ve çeşitli MGK kararlarıdır. Tartışmalar şunlardır: 1) Hukuki Bağlayıcılık Sorunu: Siyasi açıklamaların veya MGK'nın tavsiye niteliğindeki kararlarının, bir fiilin suç oluşturup oluşturmadığına dair hukuki bir 'milat' teşkil etmesi mümkün değildir. Metinde, AYM'nin de MGK kararlarının icrai nitelikte olmadığını belirttiği vurgulanmaktadır. Bir fiilin suç teşkil edip etmediği, kanunlara ve somut olayın delillerine göre mahkemelerce belirlenir. 2) Öngörülebilirlik Sorunu: İHAM, Yasin Özdemir/Türkiye kararında, Nisan 2015'te dahi yapının niteliğinin kamuoyunda hararetli bir tartışma konusu olduğunu belirtmiştir. Bu, 17-25 Aralık 2013 gibi daha erken bir tarihin sıradan bir vatandaş için yapının 'silahlı terör örgütü' olduğunu bilme noktasında bir milat kabul edilmesinin 'öngörülebilirlik' ilkesine aykırı olduğunu gösterir. İHAM'a göre, bu tür milatların kabulü geçmişe dönük bir değerlendirmeden ibarettir. 3) MGK Kararlarının İçeriği: Metinde, MGK kararlarının kendisinin dahi kademeli bir dönüşümü yansıttığı belirtilir. 30.10.2014'te 'legal görünümlü illegal yapılanma' denmesi, 26.05.2016'da ilk kez 'terör örgütü' ve 20.07.2016'da ilk kez 'silahlı terör örgütü' denmesi, bu tarihlerin öncesinde bir vatandaşın yapının bu niteliğini bilmesini beklemenin zorluğunu ortaya koyar. 'Legal görünümlü' ifadesi, bizzat hata kurumuna işaret etmektedir.