Metindeki Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/27150 K. sayılı kararında, cezai sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında neden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 5 uyarınca tedbir kararı verilemeyeceği belirtilmiştir? Bu durum TCK m. 2/1 ile nasıl ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213219

Bu kararda, cezai sorumluluğu bulunan bir suça sürüklenen çocuk hakkında ÇKK m. 5'teki koruyucu ve destekleyici tedbirlere (somut olayda bakım ve rehabilitasyon tedbiri) hükmedilemeyeceği belirtilmiştir çünkü kanun bu tedbirlerin 'güvenlik tedbiri' olarak uygulanmasını sadece 'cezai sorumluluğu olmayan' çocuklarla sınırlandırmıştır. Bu durumun TCK m. 2/1 ile ilişkisi şöyledir: 1) Kanunilik İlkesi (TCK m. 2/1): TCK m. 2/1'in ikinci cümlesi, 'Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.' demektedir. Bu, bir kişiye ceza veya güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için bu yaptırımın kanunda o kişi ve durum için açıkça öngörülmüş olması gerektiği anlamına gelir. 2) ÇKK'daki Sınırlama: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi, aynı kanunun 5. maddesinde sayılan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin, 'suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını' hükme bağlamıştır. Ceza sorumluluğu olmayan çocuklar ise, TCK m. 31 uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olanlar veya 12-15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olanlardır. 3) Sonuç: Somut olaydaki suça sürüklenen çocuk, yargılama sonucunda hapis cezasına mahkum edildiğine göre 'cezai sorumluluğu bulunan' bir çocuktur. Kanun, cezai sorumluluğu olan çocuklar için ÇKK m. 5'teki tedbirlerin bir güvenlik tedbiri olarak uygulanmasını öngörmemiştir. Dolayısıyla, mahkemenin bu çocuk hakkında, kanunda kendisi için öngörülmemiş bir güvenlik tedbirine hükmetmesi, TCK m. 2/1'deki kanunilik ilkesinin açık bir ihlalidir. Bu nedenle Yargıtay kararı bozmuştur.