Metindeki Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/262 K. sayılı kararının ek gerekçesinde, bir kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin işledikleri suçlardan dolayı 'kamu görevlisi gibi cezalandırılacağı' (1163 S.K. m. 62/3) hükmünün, bu kişilerin düzenledikleri belgelerin 'resmi belge' sayılmasını gerektirip gerektirmediği tartışılmaktadır. Ek gerekçedeki argümanları ve TCK m. 2/3 (kıyas yasağı) ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213211

Söz konusu ek gerekçe, failin sıfatı ile belgenin niteliği arasında zorunlu bir bağ olmadığını, kıyas yasağı ilkesi gereği birinin diğerine teşmil edilemeyeceğini savunmaktadır. Argümanlar şunlardır: 1) Failin Sıfatı ve Belgenin Niteliği Ayrımı: 1163 sayılı Kanun'un 62/3. maddesi, sadece failin (yönetim kurulu üyesi, kooperatif memuru) cezai sorumluluk açısından 'kamu görevlisi gibi' kabul edileceğini düzenlemektedir. Bu, bu kişilerin örneğin 'görevi kötüye kullanma' (TCK m. 257) suçunun faili olabilecekleri anlamına gelir. Ancak bu hüküm, bu kişilerin düzenledikleri belgelerin (örn: karar defteri, tahsilat fişi) hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Bir belgenin 'resmi belge' sayılabilmesi için kanunda bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekir. 2) Açık Kanun Hükmünün Gerekliliği: Ek gerekçede, bazı özel kanunlarda (örn: 1211 sayılı TCMB Kanunu m. 66) belirli kurumların belgelerinin açıkça 'resmi belge' sayıldığına dikkat çekilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ise kooperatif belgelerinin resmi belge olduğuna dair böyle bir hüküm yoktur. 3) Kıyas Yasağı (TCK m. 2/3): Kanunda açıkça 'resmi belge' sayılmayan bir kooperatif belgesini, sırf faili 'kamu görevlisi gibi' cezalandırılıyor diye 'resmi belge' olarak kabul etmek, sanık aleyhine kıyas ve genişletici yorum anlamına gelir. TCK m. 2/3 bunu kesin olarak yasaklamaktadır. Çünkü bu yorum, daha az cezayı gerektiren 'özel belgede sahtecilik' (TCK m. 207) suçunu, daha ağır cezayı gerektiren 'resmi belgede sahtecilik' (TCK m. 204) suçuna dönüştürecektir. Sonuç olarak ek gerekçe, failin cezai statüsünü düzenleyen hükmün, suçun konusu olan belgenin hukuki niteliğini belirlemede kullanılamayacağını, bu tür bir yorumun kıyas yasağını ihlal edeceğini ve kooperatif belgelerinin, aksi açıkça belirtilmedikçe, 'özel belge' olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır.