Örgüt üyeliği veya örgüte yardım suçlarının manevi unsuru nedir? Bu suçların olası kastla veya taksirle işlenip işlenemeyeceğini metindeki açıklamalar ve Yargıtay içtihadı doğrultusunda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #213176

Metinde ve atıf yapılan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.04.2017 tarihli kararında belirtildiği üzere, örgüt üyeliği (TCK m. 314/2) ve örgüte yardım (TCK m. 314/3) suçlarının manevi unsuru 'doğrudan kast'tır. Failin, bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Bu, failin; 1) Örgütün varlığını ve niteliğini (bir suç veya terör örgütü olduğunu) bilmesi, 2) Bu bilgi dahilinde, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayı veya örgüte fayda sağlamayı istemesi anlamına gelir. Metindeki açıklamalara göre bu suçların olası kastla veya taksirle işlenmesi mümkün değildir: 1) Olası Kastla İşlenemez: Yargıtay içtihadı, örgüt üyeliği suçunun olası kastla işlenemeyeceğini kabul etmektedir. Failin, 'olursa olsun' mantığıyla hareket etmesi, bu suçun gerektirdiği 'örgütsel birliktelik ve irade' ile bağdaşmaz. Failin, örgütün suç işleme amacını ve niteliğini net bir şekilde bilmesi ve bu amaca hizmet etmeyi istemesi aranır. 2) Taksirle İşlenemez: TCK m. 181 metninde, bu suçların taksirli halinin kanunda düzenlenmediği açıkça belirtilmiştir. TCK'ya göre bir fiilin taksirli halinin cezalandırılabilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir (TCK m. 22/1). Örgüt üyeliği ve yardım suçlarının taksirli halleri kanunda suç olarak tanımlanmamıştır. Bu nedenle, failin TCK m. 30/1 uyarınca maddi unsurda hataya düşmesi ve bu hatasının taksire (dikkatsizlik ve özensizliğe) dayanması halinde dahi, fiilin taksirli hali suç olmadığından cezai sorumluluğu doğmayacaktır.