TCK'nın devlet sırlarına karşı suçları düzenleyen bölümünde, 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgiler' (özünde devlet sırrı) ile 'yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı bilgiler' arasında ne gibi bir ayrım yapılmıştır? Bu ayrımın hangi TCK maddelerinin uygulanacağı üzerindeki etkisi nedir?
Türk Ceza Kanunu, bu iki bilgi türünü farklı suç tiplerinde ele alarak önemli bir ayrım yapmıştır. 1) 'Devletin güvenliği... bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgiler', yani özünde devlet sırrı olan bilgiler, TCK m. 326-333 arasında düzenlenmiştir. Bu bilgilerin temini (m. 327), casusluk maksadıyla temini (m. 328), açıklanması (m. 329) gibi fiiller bu bölümde cezalandırılır. Burada bilginin doğası gereği gizli olması esastır. 2) 'Yetkili makamların... açıklanmasını yasakladığı bilgiler' ise, özünde bir devlet sırrı olmasa da, bir idari işlemle gizlilik kararı verilmiş bilgilerdir. Bu bilgilerin temini veya açıklanması ise TCK m. 334-339 arasında düzenlenmiştir (örn: Yasaklanan bilgileri temin - m. 334, Casusluk maksadıyla açıklama - m. 337). Dolayısıyla, bir belgenin niteliği, hangi suçun oluşacağını belirlemede kritik bir rol oynar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-337-yasaklanan-bilgileri-siyasal-veya-askeri-casusluk-maksadiyla-aciklama-sucu.html)