TCK m. 328'de düzenlenen 'siyasal veya askeri casusluk' suçunun oluşabilmesi için, temin edilen bilginin 'yabancı bir devlet yararına' temin edilmesi şartı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/7360 K. sayılı kararında nasıl yorumlanmıştır? Bu kapsamda, lehine casusluk yapılan oluşumun hukuki statüsünün önemi nedir?
Yargıtay'ın ilgili kararında, TCK m. 328'deki casusluk suçunun oluşabilmesi için, bilgilerin 'yabancı bir devlet' yararına ve onunla bir anlaşma kapsamında temin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu suç, Türkiye Cumhuriyeti'nin zararına ve bir başka 'devletin' yararına işlenen bir suçtur. Kararda, bilgilerin iletildiği iddia edilen Kuzey Irak merkezli KDP ve onun istihbarat örgütü olan Parastin'in, suç tarihi itibarıyla uluslararası hukukta 'devlet' statüsünde olup olmadığının yetkili mercilerden (Dışişleri Bakanlığı vb.) araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Eğer lehine çalışılan oluşum bir 'devlet' değilse, TCK m. 328'deki casusluk suçunun yasal unsuru olan 'yabancı devlet' şartı gerçekleşmeyeceği için bu suç oluşmaz. Bu durumda eylem, şartları varsa TCK'daki diğer suçları (örn: TCK m. 327, 334) oluşturabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-337-yasaklanan-bilgileri-siyasal-veya-askeri-casusluk-maksadiyla-aciklama-sucu.html)