Sağ kalan eşin, ölen eşe ait olan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın mülkiyetinin kendisine özgülenmesini talep ettiği bir davada (TMK m. 240), mahkemenin 'özgüleme bedelinin davalı mirasçılara ödenmesi koşuluyla taşınmazın davacı adına tesciline' şeklinde karar vermesi, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/11919 K. sayılı kararına göre neden usule aykırıdır? Mahkemenin izlemesi gereken doğru usul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #212480

Bu tür bir kararın usule aykırı olmasının sebebi, hükmün infazında duraksama yaratması ve uyuşmazlığı tam olarak çözüme kavuşturmamasıdır. Karar, tescili bir ödeme koşuluna bağlamaktadır. Yargıtay'ın ilgili kararına göre mahkemenin izlemesi gereken doğru usul şöyledir: Mahkeme, öncelikle taşınmazın değerini, sağ kalan eşin katılma alacağını ve diğer mirasçıların miras paylarını belirlemelidir. Ardından, sağ kalan eşin ödemesi gereken özgüleme bedelini (taşınmaz değeri - katılma alacağı - kendi miras payı) net olarak hesaplamalıdır. Sonrasında, davacıya bu bedeli mahkeme veznesine depo etmesi için uygun bir süre vermeli ve bu bedel depo edildikten sonra taşınmazın davacı adına tesciline karar vermelidir. Koşullu bir hüküm kurmak yerine, koşulun yerine getirilmesini bekleyip kesin bir hüküm kurmalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/olum-halinde-katilma-alacagi-ve-aile-conutunun-ozgulenmesi-usulu.html)