Ölüm halinde mal rejiminin tasfiyesi sonucu sağ kalan eşin elde edeceği 'katılma alacağı' ile terekeden alacağı 'miras payı' arasındaki hukuki nitelik farkları nelerdir? Bu iki alacak aynı davada birlikte tasfiye edilebilir mi?
Bu iki alacak arasında önemli hukuki nitelik farkları vardır: 1) Kaynak: Katılma alacağı, evlilik birliği içinde edinilen mallara yapılan katkının karşılığı olup Medeni Kanun'un mal rejimleri bölümünden kaynaklanan kişisel bir alacak hakkıdır. Miras payı ise, ölenin terekesi üzerinde kan veya vasiyetname ile kazanılan ayni bir haktır. 2) Kapsam: Katılma alacağı sadece 'edinilmiş mallar' üzerinden hesaplanır. Miras payı ise ölenin 'tüm terekesi' (edinilmiş + kişisel mallar) üzerinden hesaplanır. 3) Hukuki Konum: Katılma alacağı, 'terekenin borcudur' ve mirasçılara paylaştırılmadan önce ödenmesi gerekir. Sağ kalan eş bu alacak bakımından 'terekeye karşı alacaklıdır'. Miras payı ise terekeden arta kalan net değerin bir bölümüdür. 4) Yargı Yolu: Katılma alacağı davası Aile Mahkemesi'nde, miras davası ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/11919 K. sayılı kararına göre, bu farklılıklar nedeniyle bu iki hak aynı davada birlikte tasfiye edilemez. Önce katılma alacağı Aile Mahkemesi'nde belirlenip tereke borcu olarak ödenmeli, sonra kalan net tereke mirasçılar arasında paylaştırılmalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/olum-halinde-katilma-alacagi-ve-aile-konutunun-ozgulenmesi-usulu.html)