Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/3105 K. sayılı kararında, nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) ile bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hırsızlık (TCK m. 142/2-e) suçu arasındaki ayrım nasıl yapılmıştır? Bir insanın aldatılması ile sistemden yararlanma arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #212416

Yargıtay'ın ilgili kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. TCK m. 158/1-f'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşması için, bilişim sisteminin bir 'araç' olarak kullanılarak bir 'insanın' hileli davranışlarla aldatılması ve bu aldatma sonucu yarar sağlanması gerekir. Yani hedef insandır. Buna karşılık, eğer bir insan aldatılmayıp, doğrudan bilişim sistemine girilerek (örn: şifre kırılarak, güvenlik aşılarak) sistemden yararlanılarak bir çıkar sağlanmışsa, bu durumda bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hırsızlık (TCK m. 142/2-e) veya duruma göre bilişim suçu (TCK m. 244) oluşur. Kısacası, dolandırıcılıkta aldatılan bir insan, bilişim hırsızlığında ise aşılan bir sistem vardır. (Kaynak: oner.av.tr/bilisim-sistemlerinin-kullanilmasi-suretiyle-hirsizlik-yargitay-karari/)