'Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)' başlıklı makalede yazar, bölgede yaşanan kaos ve istikrarsızlığa karşı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hangi temel sorumluluğu yüklemektedir ve bu sorumluluğun gerekçesini nasıl açıklamaktadır?
Yazar, bölgedeki dağınıklık, insan kayıpları, göçler ve kaos ortamını 'kurdun sevdiği puslu hava' olarak nitelendirerek, bu durumun Türkiye için de bir tehdit oluşturabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yüklediği temel sorumluluk, 'birlik ve bütünlüğü' korumak ve desteklemektir. Yazar, 'Hangi ırk, din ve mezhepten olursak olalım, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan ve bu vatanı toprağı bilip, Ülkesine ve Milletine bağlı olan herkes, ... birliği ve bütünlüğü desteklemeyi kendisine şiar edinmelidir.' diyerek, iç Zusammenhalt (birliktelik) vurgusu yapmaktadır. Bu sorumluluğun gerekçesi, bölgede yaşanan istikrarsızlığın ve emperyalist güçlerin planlarının, Türkiye'nin iç barışını ve toprak bütünlüğünü de hedef alabileceği endişesidir. Yazara göre, dış tehditlere ve 'oyunlara' karşı en etkili savunma, içeride ulusal birliğin ve beraberliğin sağlanmasıdır.