TCK m. 81'de düzenlenen kasten öldürme suçunun manevi unsuru olan 'kast'ın, 'kasten yaralama' kastından ayrımında hangi objektif kriterler kullanılır? Failin eylemine kendiliğinden son vermesi bu ayrımda nasıl bir rol oynar?
Failin kastının 'öldürmeye' mi yoksa 'yaralamaya' mı yönelik olduğunun tespiti, cezanın belirlenmesi açısından hayati önem taşır. Metinde de belirtildiği gibi, Yargıtay bu ayrımı yaparken bir dizi objektif kritere bakar: 1) **Taraflar Arasındaki Husumet:** Olay öncesinde taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek derecede derin bir husumet olup olmadığı. 2) **Kullanılan Alet:** Suçta kullanılan aletin niteliği (ateşli silah, bıçak gibi öldürmeye elverişli olup olmadığı) ve kullanım şekli (tek darbe mi, çok sayıda darbe mi). 3) **Yaranın Yeri ve Niteliği:** Mağdurun vücudunda meydana gelen yaraların yeri (hayati organlara yönelip yönelmediği), sayısı ve derinliği. 4) **Failin Davranışı:** Failin eylemine, bir engel nedeniyle mi (çevrediklerin müdahalesi, silahın tutukluk yapması vb.) yoksa kendi iradesiyle 'gönüllü olarak' mı son verdiği. Eğer fail, öldürme imkanı varken eylemine kendiliğinden son verirse, bu durum kastının yaralamaya yönelik olduğuna dair güçlü bir karine teşkil eder. Tüm bu kriterler bir bütün olarak değerlendirilerek failin kastı belirlenir.