'Harp malullüğü'nün 'vazife malullüğü'nden farkı nedir ve bir kamu personelinin harp malulü sayılabilmesi için maluliyetin hangi koşullar altında gerçekleşmesi gerekir?
Metinde belirtildiği gibi, harp malullüğü aslında ayrı bir malullük türü değil, vazife malullüğünün nitelikli bir halidir. Fark, maluliyete neden olan olayın meydana geldiği koşulların ağırlığından kaynaklanır. 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre bir kişinin harp malulü sayılabilmesi için, vazife maluliyetine neden olan olayın şu koşullardan birinde gerçekleşmesi gerekir: 1) Harpte fiilen ateş altında, 2) Harp bölgelerindeki harp harekat ve hizmetleri sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle, 3) Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silahlarının etkisiyle, 4) Askeri harekatı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle, 5) Barışta veya olağanüstü hallerde, emirle yapılan uçuş veya dalış görevleri sırasında bu görevlerin sebep ve etkileriyle, 6) TSK'nın yurt dışı görevleri sırasında. Bu şartlar, vazifenin sıradan risklerinin ötesinde, doğrudan bir muharebe veya çatışma ortamının varlığını gerektirir. Bu nedenle harp malullerine bağlanan aylık ve tanınan haklar, normal vazife malullerine göre daha avantajlıdır.