Borçlar Kanunu m. 36 uyarınca bir sözleşmenin 'hile (aldatma)' nedeniyle iptal edilebilmesinin şartları nelerdir? Hile ile 'hata (yanılma)' arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #212326

Metinde yer alan Hukuk Genel Kurulu kararlarına da atıfla, bir sözleşmenin hile nedeniyle iptal edilebilmesi için üç temel şartın varlığı gerekir: 1) **Aldatma Fiili:** Bir tarafın, diğer tarafın zihninde kasten hatalı bir kanı uyandırması veya var olan hatalı kanıyı sürdürmesi gerekir. Bu, yanlış bilgi verme veya dürüstlük kuralına göre açıklanması gereken bir bilgiyi kasten gizleme şeklinde olabilir. 2) **Aldatma Kastı:** Aldatan tarafın, karşı tarafı sözleşme yapmaya yöneltmek için bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. 3) **İlliyet Bağı:** Sözleşme, bu aldatma fiilinin etkisiyle kurulmuş olmalıdır. Yani, aldatılan taraf, eğer gerçek durumu bilseydi o sözleşmeyi hiç yapmayacak veya farklı koşullarla yapacak idiyse, illiyet bağı var demektir. Hile ile hata arasındaki temel fark, irade sakatlığının kaynağıdır. Hatada (yanılma), kişi kendi dikkatsizliği veya yanlış algısı sonucu yanılır. Hilede ise, kişinin yanılmasına üçüncü bir kişinin kasıtlı eylemi neden olur. Hilede kasıtlı bir 'yanıltma' varken, hatada kişinin kendiliğinden 'yanılması' söz konusudur. Bu nedenle kanun, hile halinde, yanılma esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı olunmayacağını düzenleyerek aldatılanı daha fazla korumuştur (TBK m. 36/1).