Bir kişinin, aralarındaki hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla borçlusuna karşı cebir veya tehdit kullanması halinde, bu eylem TCK'da nasıl bir hukuki düzenlemeye tabidir? Yağma suçu mu oluşur?
Hayır, bu durumda tam anlamıyla bir yağma suçu (TCK m. 148) oluşmaz. Bu özel durum, TCK m. 150/1'de 'Daha az cezayı gerektiren hâl' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, bir kişinin, hukuki bir ilişkiye (örneğin bir borç-alacak ilişkisi, kira sözleşmesi) dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, faile yağma suçundan değil, eyleminin niteliğine göre sadece 'tehdit' (TCK m. 106) veya 'kasten yaralama' (TCK m. 86) suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Bu düzenleme, 'ihkak-ı hak' (kendiliğinden hak alma) yasağının bir yansımasıdır. Kanun, kişilerin kendi adaletini sağlamasını yasaklamakla birlikte, failin amacının haksız bir menfaat elde etmek değil, var olan meşru bir alacağı tahsil etmek olması nedeniyle, bu durumu basit yağma suçuna göre daha hafif bir şekilde cezalandırmayı tercih etmiştir. Bu nedenle fiil, yağma değil, unsurları oluşan tehdit veya yaralama suçudur.