Medeni Kanun m. 27'ye göre isim değiştirme davası açılabilmesi için 'haklı sebep' aranmaktadır. Yargıtay içtihatları ve doktrin ışığında 'haklı sebep' kavramının kapsamı nedir? Sadece subjektif nedenler yeterli midir?
MK m. 27'de belirtilen 'haklı sebep' kavramı, Yargıtay tarafından geniş yorumlanmaktadır. Metinde de belirtildiği gibi, haklı sebep sadece objektif nedenlerle (örneğin, ismin gülünç, alay konusu olması, kötü şöhretli bir kişiyle aynı olması) sınırlı değildir; kişinin subjektif nedenlerini de kapsar. Kişinin, taşıdığı isme kendini ait hissetmemesi, o isimle toplum içinde tanınmıyor olması, ismin kendisine bir travmayı hatırlatması gibi kişisel ve psikolojik nedenler de 'haklı sebep' olarak kabul edilebilir. Hakim, her somut olayı kendi özellikleri içinde değerlendirerek, ismin değiştirilmesinde davacının menfaatinin, ismin korunmasındaki kamusal menfaate göre daha üstün olup olmadığını tartarak bir karar verir. Dolayısıyla, evet, davacının inandırıcı ve makul olduğu sürece subjektif nedenleri de isim değişikliği için haklı sebep sayılabilmektedir.