İİK, borçlunun eşi, çocuğu veya yakın akrabalarıyla yaptığı bazı işlemleri, mal kaçırma kastı açısından nasıl bir karineye tabi tutar? (İİK m. 278, 280)
İİK, bu tür işlemleri şüpheli kabul eder ve alacaklı lehine ispat kolaylığı sağlayan karineler öngörür. Örneğin, İİK m. 278'e göre, borçlunun eşi, altsoy ve üstsoyu (çocukları, anne-babası), üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile evlatlığına yaptığı bağışlama niteliğindeki karşılıksız (ivazsız) tasarruflar, hacizden veya iflastan önceki son iki yıl içinde yapılmışsa, başkaca bir delile gerek kalmaksızın iptale tabidir. Yine İİK m. 280'e göre, borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar (zarara sokma) kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerle yaptığı hileli tasarruflar da iptal edilir. Eş ve yakın akrabaların, borçlunun bu durumunu bildiği varsayılır ve aksini ispat yükü onlara (davalı üçüncü kişilere) aittir.