Danıştay 2. Dairesi'nin E:2004/2624, K:2004/1641 sayılı kararında, idarenin gazetelerde çıkan asılsız haberler hakkında suç duyurusunda bulunmamasının hukuki niteliği ne olarak kabul edilmiş ve bu durum hangi sonuca yol açmıştır?
Kararda, idarenin, hakkında asılsız haberler yapılan ilköğretim müfettişi davacının talebine rağmen ilgili gazeteler hakkında suç duyurusunda bulunmaması, bir 'hizmet kusuru' olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, idarenin DMK m. 25'ten doğan ve 'bağlı yetki' içinde olan bu zorunlu eylemi yapmaktan kaçınmasının, yasalarla düzenlenen bir hizmeti hiç işletmemesi anlamına geldiğini belirtmiştir. Bu hizmet kusuru nedeniyle, davacının duyduğu elem ve üzüntüden dolayı manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ve idarenin davacıya manevi tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Bu karar, DMK m. 25'in sadece bir cezai prosedürü değil, aynı zamanda memurun idareden tazminat talep etme hakkını doğuran bir koruma kalkanı olduğunu göstermektedir.