TMK m. 166/1'e dayalı 'evlilik birliğinin sarsılması' nedeniyle açılan boşanma davasında, tarafların talebi olmaksızın, hakimin ortak çocuk lehine iştirak nafakası dışında, 'öğrenim gideri' adı altında ek bir alacağa hükmetmesi, HMK'daki hangi temel ilkeye aykırılık teşkil eder? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/1894, K. 2019/918 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #211491

Hakimin bu şekilde bir karar vermesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 26. maddesinde düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'ne aykırılık teşkil eder. Bu ilkeye göre hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında da bu durum vurgulanmıştır. Karara konu olayda, davalı kadın çocuk için aylık 2.000 TL iştirak nafakası talep etmiş, ancak mahkeme bu talebe ek olarak, talep edilmediği halde 'yılda bir kereye mahsus 6.000 TL okul gideri'ne hükmetmiştir. Yargıtay, iştirak nafakasının kamu düzenine ilişkin olması ve hakimin re'sen takdir edebilmesi kuralının, nafakanın miktarının belirlenmesiyle ilgili olduğunu, ancak talep edilmemiş tamamen ayrı bir alacak kalemine (yıllık okul gideri) hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini belirtmiştir. Çocuğun okul giderleri gibi ihtiyaçları, zaten iştirak nafakasının miktarının belirlenmesinde bir kriterdir. İhtiyaçlar artarsa, nafakanın artırılması davası açılabilir. Talep dışı ayrı bir kaleme hükmedilmesi, infazda da karışıklığa yol açacağı için hukuka aykırı bulunmuştur.