Duruşma tutanağının düzenlenmesi konusunda yeknesak bir uygulama olmamasının, 'dürüst/adil yargılanma hakkı' ve 'kovuşturmanın denetimi' açısından yarattığı riskler nelerdir?
Duruşma tutanağının yeknesak bir yöntemle düzenlenmemesi, çeşitli riskler barındırır: 1) Dürüst/Adil Yargılanma Hakkı Açısından Riskler: Duruşma tutanağı, duruşmada söylenen sözlerin, yapılan taleplerin ve gerçekleşen olayların resmi kaydıdır. Eğer tutanak, söylenenleri eksik, yanlış veya özetleyerek geçiriyorsa (özellikle başkanın dikte ettirmesi yönteminde), sanığın veya müdafiinin beyan ve talepleri tam olarak kayda geçmeyebilir. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması ve 'silahların eşitliği' ilkesinin zedelenmesi anlamına gelir. 'Söylenenler tutanağa geçirildi/geçirilmedi' tartışmaları, duruşmanın düzenini bozar ve yargılamaya olan güveni sarsar. 2) Kovuşturmanın Denetimi Açısından Riskler: İstinaf ve temyiz mahkemeleri, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu denetlerken büyük ölçüde duruşma tutanaklarına dayanır. Eğer tutanaklar, duruşmanın seyrini ve delillerin tartışılma biçimini tam ve doğru bir şekilde yansıtmıyorsa, üst mahkemenin yapacağı denetim de eksik ve sağlıksız olur. Bu, maddi gerçeğe aykırı kararların onanması veya doğru kararların bozulması riskini artırır.