Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2011/12904 E., 2012/4878 K. sayılı kararında, davalı borçlunun aciz halinin gerçekleştiği kabul edilirken, usulüne uygun bir aciz vesikası olmamasına rağmen hangi fiili durumlar 'geçici aciz belgesi' niteliğinde sayılmıştır?
Anılan kararda Yargıtay, iptal davasının ön koşulu olan aciz halinin ispatı için her zaman resmi bir aciz vesikasının zorunlu olmadığını, fiili durumun da bu nitelikte sayılabileceğini belirtmiştir. Karara göre, borçlu hakkında usulüne uygun bir aciz vesikası alınmamış olsa bile; 1) Borçlunun adresinin saptanamaması veya bilinen adreslerinde bulunamaması (borçlu kayıp ise). 2) İcra memurlarının borçlunun bilinen adreslerine gittiklerinde haczi kabil herhangi bir malının bulunmadığını bir haciz tutanağı ile tespit etmeleri. 3) Borçlunun adına kayıtlı taşınmaz, araç veya banka mevduatının bulunmadığına yönelik yapılan sorgulamaların sonuçsuz kalması. Bu durumların bir bütün olarak gerçekleşmesi, borçlunun fiilen aciz içinde olduğunu gösterir ve bu durumu tespit eden haciz tutanakları, İİK m. 105 anlamında 'geçici aciz belgesi' niteliğinde kabul edilir. Bu nedenle mahkemenin, aciz vesikası yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur.