Devlet Memurları Kanunu m. 25 'İsnat ve İftiralara Karşı Koruma' hükmü, idareye (merkezde en büyük amir, illerde valiler) hangi yükümlülüğü getirmektedir? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi idarenin ne tür bir sorumluluğunu doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #211431

DMK m. 25, bir devlet memuru hakkındaki ihbar ve şikayetin, kötü niyetle (garaz, hakaret) veya uydurma bir suç isnadıyla yapıldığının soruşturma veya yargılama sonucunda sabit olması halinde, idareye bir yükümlülük getirmektedir. Bu yükümlülük, merkezde o memurun en büyük amirinin, illerde ise valinin, asılsız isnatta bulunan kişi hakkında kamu davası açılması için Cumhuriyet Savcılığı'na başvurmasıdır (suç duyurusunda bulunmasıdır). Bu, idare için takdire bağlı bir yetki değil, 'bağlı yetki' kapsamında bir zorunluluktur. İdarenin bu görevi ihmal etmesi, yani suç duyurusunda bulunmaktan kaçınması, bir 'hizmet kusuru' oluşturur. Bu hizmet kusuru nedeniyle, iftiraya uğrayan ve idare tarafından korunmayan memurun duyduğu elem ve üzüntüden kaynaklanan manevi zararını tazmin etme yükümlülüğü doğurur. (Danıştay İkinci Dairesi E:2004/2624, K:2004/1641 sayılı karar bu yöndedir).