CMK m. 56'ya göre, okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsiz bir tanığın yemini nasıl yerine getirilir? Bu süreçte tercümanın rolü nedir?
CMK m. 56/2, bu özel durumu düzenler. Okuma ve yazma bilen sağır veya dilsiz tanıklar, yemin metnini yazıp imzalayarak yemin ederler. Ancak, okuma ve yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanıklar için farklı bir usul öngörülmüştür. Bu durumda yemin, 'işaretlerinden anlayan bir tercüman aracılığıyla' ve tanığın kendisinin de 'işaretle' yemin etmesi suretiyle yerine getirilir. Bu süreçte tercümanın rolü kritiktir. Tercüman, mahkeme hakiminin söylediği yemin metnini tanığa işaret diliyle çevirir. Ardından tanık, yemin ettiğini yine işaret diliyle beyan eder ve tercüman, tanığın bu işaretle yaptığı yemini sözlü olarak mahkemeye aktarır. Tercüman, tanık ile mahkeme arasında doğru ve eksiksiz bir iletişim kurulmasını sağlayarak yeminin hukuki geçerliliğini temin eder. Geçici olarak konuşma yeteneğini kaybedenler için de aynı usul uygulanır.