Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılmasının Yargıtay tarafından kural olarak kabul edilmemesinin temel gerekçeleri nelerdir? Bu durumun, ceza ve hukuk yargılamasındaki yansımalarını HMK ve Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #211416

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılması kural olarak mümkün değildir ve bu şekilde hazırlanan rapor hükme esas alınamaz. (Yargıtay HGK 2019/128 E., 2021/1131 K.). Bunun temel gerekçeleri şunlardır: 1) Teknik Yetersizlik: Fotokopi işlemi sırasında, imzanın basınç (fulaj) izi, mürekkep yoğunluğu, kalemin kağıt üzerindeki hareketinin yarattığı mikroskobik izler gibi grafolojik incelemede kritik olan birçok unsur kaybolur veya değişime uğrar. Bu da sağlıklı bir incelemeyi engeller. 2) Sahtecilik Riski: Fotokopi belgeler, montaj (farklı belgelerden kesitler alıp birleştirme), ekleme veya çıkarma gibi manipülasyonlara çok açıktır. Belgenin orijinalinden mi çekildiği yoksa üzerinde oynanmış bir kopyadan mı üretildiği anlaşılamaz. Hukuk Yargılamasındaki Yansıması (HMK m. 211): Bir borç senedi veya sözleşmedeki imza inkar edildiğinde, mahkeme belge aslını getirtmek zorundadır. Asıl ibraz edilemezse, senetle ispat kuralı gereği ispat yükü davalıya (alacaklıya) geçer ve iddiasını başka delillerle ispatlaması gerekir. Fotokopiye dayalı raporla borç kanıtlanamaz. Ceza Yargılamasındaki Yansıması: Özellikle resmi veya özel belgede sahtecilik suçlarında, belgenin 'aldatma kabiliyetinin' tespiti zorunludur. Fotokopi belge aslı bulunmadan bu tespit yapılamayacağı için, suçun maddi unsuru olan aldatma yeteneği kanıtlanamaz ve bu durum genellikle beraatle sonuçlanır. (Yargıtay 11. CD. 2020/6942 E., 2021/1648 K.).