Boşanma davasında kadının, evlilik birliği devam ederken edinilen malların paylaşımından kaynaklanan alacak hakları, Türk Medeni Kanunu'nda benimsenen yasal mal rejimine göre nasıl belirlenir? 'Kişisel mal' ve 'edinilmiş mal' ayrımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #211411

Türk Medeni Kanunu'na göre, eşler arasında aksine bir sözleşme yapılmamışsa, yasal mal rejimi 'edinilmiş mallara katılma rejimi'dir (TMK m. 218 vd.). Bu rejime göre, kadının mal paylaşımından doğan alacak hakları şöyle belirlenir: Boşanma durumunda, her eşin 'kişisel malları' paylaşım dışı tutulur. Kişisel mallar şunlardır: Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri, evlilik sırasında karşılıksız kazanma (miras, bağışlama) yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri ve kişisel malların yerine geçen değerler (TMK m. 220). Geriye kalan ve evlilik birliği içinde, her bir eşin emeğinin karşılığı olarak edindiği tüm malvarlığı değerleri (çalışma karşılığı edinilen maaş, tazminat, bu paralarla alınan ev, araba vb.) 'edinilmiş mal' sayılır (TMK m. 219). Mal rejimi tasfiye edilirken, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan 'artık değer' (TMK m. 231), kural olarak diğer eşle yarı yarıya (%50-%50) paylaşılır. Kadın, bu artık değerin yarısı üzerinde 'katılma alacağı' hakkına sahiptir.