Darbeye teşebbüs suçu (TCK m. 309, 311, 312) ile silahlı örgüt üyeliği suçu (TCK m. 314) arasındaki ilişki, 'geçitli suç' ve 'amaç suç-araç suç' kavramları çerçevesinde nasıldır? Bir kişi her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılabilir mi?
Hayır, bir kişi kural olarak her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılamaz. Darbeye teşebbüs suçu 'amaç suç', bu amacı gerçekleştirmek için kurulan silahlı örgüt ise 'araç suç' niteliğindedir. Örgüt üyeliği, yöneticiliği veya kuruculuğu, amaç olan darbe suçunun işlenmesi için bir araç olduğundan, 'geçitli (subsidiar) suç' haline gelir ve daha ağır olan amaç suçun, yani darbeye teşebbüs suçunun içinde erir. Fail, sadece darbeye teşebbüs suçundan (TCK m. 309, 311 veya 312) cezalandırılır; ayrıca örgüt üyeliğinden (TCK m. 314) ceza verilmez. Bu, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ilkesinin ve fikri içtima kurallarının bir yansımasıdır. Ancak kişi, darbeye teşebbüs eylemlerine katılmamış, sadece örgüt üyesi olarak kalmışsa, bu durumda TCK m. 314'ten sorumlu tutulur.