Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E.2016/11770, K.2017/5607 sayılı kararında, aynı fiil nedeniyle hem 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlama' suçundan (TCK m. 228) hem de 5199 sayılı Kanun'a (hayvan dövüştürme) aykırılıktan idari para cezası verilmesi durumunu nasıl değerlendirmiştir? 'Bir fiil hem kabahat hem de suç ise sadece suçtan yaptırım uygulanır' kuralı (Kabahatler Kanunu m. 15/3) neden uygulanmamıştır?
Anılan kararda Yargıtay, iki yaptırımın da uygulanabileceğine karar vererek kanun yararına bozma talebini reddetmiştir. Bunun temel gerekçesi, iki kanun maddesinin koruduğu hukuki yararların farklı olmasıdır. TCK m. 228'deki 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlama' suçu, 'genel ahlakı ve aile düzenini' korumayı amaçlarken; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun ilgili maddesi (horoz dövüştürme gibi) 'hayvanların yaşama hakkını ve refahını' korumayı amaçlamaktadır. Kabahatler Kanunu'nun m. 15/3'teki kural, aynı fiilin aynı hukuki yararı ihlal eden hem bir suç hem de bir kabahat olarak tanımlandığı durumlar için geçerlidir. Oysa bu olayda, tek bir fiil (hayvan dövüştürerek kumar oynatma) ile iki farklı hukuki yarar ihlal edildiği için, Yargıtay her iki kanun hükmünün de ayrı ayrı uygulanabileceğine, yani hem suçtan ceza verilebileceğine hem de kabahatten idari para cezası kesilebileceğine hükmetmiştir. Bu durum, 'farklı neviden fikri içtima' olarak da yorumlanabilir.