Kişiler arasındaki 'aleni olmayan' bir konuşmanın, taraflardan birinin rızası olmaksızın, konuşmaya katılmayan üçüncü bir kişi tarafından dinlenmesi (TCK m. 133/1) ile, bu konuşmanın, konuşmaya katılan taraflardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi (TCK m. 133/2) eylemleri arasındaki fail ve fiil farkını açıklayınız. Yargıtay 12. CD - 2014/3723 sayılı kararına göre, iki kişi arasında geçen bir konuşmanın taraflardan birince kaydedilmesi neden TCK m. 133 kapsamında değildir?
TCK m. 133, kişiler arasındaki konuşmaların gizliliğini korur ve iki farklı suç tipi düzenler: 1) TCK m. 133/1: Bu fıkradaki suçun faili, konuşmanın tarafı olmayan bir 'üçüncü kişi' olabilir. Fiil ise, bu üçüncü kişinin, tarafların rızası olmadan, aralarındaki aleni olmayan bir konuşmayı bir aletle 'dinlemesi' veya ses alma cihazıyla 'kaydetmesi'dir. Örneğin, bir odaya gizlice ses kayıt cihazı yerleştirmek. 2) TCK m. 133/2: Bu fıkradaki suç, 'özgü suç' niteliğindedir. Faili, ancak konuşmaya veya söyleşiye 'katılan taraflardan biri' olabilir. Fiil ise, bu kişinin, diğer tarafın veya tarafların rızası olmadan konuşmayı bir ses alma cihazı ile 'kaydetmesi'dir. Metinde atıf yapılan Yargıtay 12. CD kararı ve yerleşik içtihatlara göre, iki kişi arasında geçen bir konuşmanın, taraflardan birince kaydedilmesi, TCK m. 133 kapsamında bir suç oluşturmaz. Çünkü TCK m. 133/1'e göre fail üçüncü kişi olmalıdır, TCK m. 133/2 ise 'en az üç veya daha fazla kişinin katıldığı bir söyleşi'den bahsetmektedir. Yargıtay, 'konuşma' (iki kişi) ile 'söyleşi' (üç veya daha fazla kişi) arasında bir ayrım yapmaktadır. İki kişi arasındaki konuşmayı taraflardan birinin kaydetmesi, koşulları varsa TCK m. 134'teki 'Özel Hayatın Gizliliğini İhlal' suçunu oluşturabilir, ancak TCK m. 133'teki suçu oluşturmaz.