TCK m. 330'da düzenlenen 'Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama' suçunun manevi unsuru olan 'siyasal veya askerî casusluk maksadı' ne anlama gelmektedir? Bir kamu görevlisinin, devletin gizli bir belgesini sırf gazetecilik faaliyeti kapsamında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basına sızdırması bu suçu oluşturur mu?
TCK m. 330, basit bir sır ifşasını değil, nitelikli bir casusluk eylemini cezalandırmaktadır. Bu nedenle suçun manevi unsuru, genel kastın ötesinde, 'siyasal veya askerî casusluk maksadı' şeklinde bir 'özel kast'tır. Bu özel kast, failin eylemi bir başka devletin veya yabancı bir örgütün yararına, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğine veya siyasal yararlarına zarar verme amacıyla işlemesi anlamına gelir. Failin, bilgiyi açıkladığı kişi veya kurumun, bu bilgiyi Türkiye aleyhine kullanacak bir yabancı güç odağı olduğunu bilmesi ve bu amaçla hareket etmesi gerekir. Bir kamu görevlisinin, devletin gizli bir belgesini 'siyasal veya askeri casusluk maksadı olmaksızın', örneğin yolsuzlukları ortaya çıkarmak veya kamuoyunu bilgilendirmek gibi farklı bir saikle (gazetecilik faaliyeti, whistleblowing) basına sızdırması, TCK m. 330'daki suçu oluşturmaz. Çünkü bu durumda failde aranan özel casusluk maksadı yoktur. Ancak bu eylem, failin statüsüne ve bilginin niteliğine göre TCK'daki başka suçları (örneğin TCK m. 258 - Göreve ilişkin sırrın açıklanması veya TCK m. 336 - Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklama) oluşturabilir. Suçun vasıflandırılması, failin amacına (saikine) göre yapılır.