İşçinin gerçek ücretinin tespitinde, işverenin SGK'ya bildirdiği ücret ile işçinin fiilen aldığı ücret arasında bir fark olması durumunda, Yargıtay'ın 'emsal ücret araştırması' yöntemine başvurma kriterleri nelerdir? Her işçi için emsal ücret araştırması yapılabilir mi?
Yargıtay, işçinin gerçek ücretinin, SGK'ya bildirilen asgari ücret veya düşük ücretten daha fazla olduğunun iddia edilmesi durumunda, bu iddianın ispatı için 'emsal ücret araştırması' yöntemine başvurur. Ancak bu araştırma her işçi için re'sen yapılmaz. Metinde de belirtildiği gibi, bu yönteme başvurulmasının temel kriterleri şunlardır: 1) İşçinin Niteliği ve Tecrübesi: Araştırma, genellikle 'nitelikli' veya 'vasıflı' olarak kabul edilen işçiler için yapılır. Uzun yıllar aynı işi yapan, mesleki tecrübesi olan veya özel bir uzmanlık gerektiren bir iş yapan (mühendis, usta, teknisyen vb.) bir işçinin, asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilir. 2) Yapılan İşin Özelliği: İşin kendisi, asgari ücretten daha yüksek bir ücret gerektiriyorsa (örneğin, tehlikeli, ağır veya özel yetenek gerektiren işler), emsal ücret araştırması yapılır. 3) Talep: Davacının (işçi veya hak sahipleri), işçinin asgari ücretten fazla ücret aldığını dava dilekçesinde iddia ve talep etmesi gerekir. Mahkeme, tarafların talepleriyle bağlıdır. Niteliksiz bir işte çalışan (vasıfsız, düz işçi) bir işçi için, hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadıkça, genellikle emsal ücret araştırması yapılmasına gerek görülmez ve kayıtlardaki ücret esas alınır. Araştırma, ilgili meslek odaları, sendikalar veya TÜİK gibi kurumlardan işçinin kıdem ve niteliğine uygun ücretin ne olabileceğinin sorulması suretiyle yapılır.