HMK'nın üç kademeli yargılama sisteminde (İlk Derece - İstinaf - Temyiz), bir tarafın ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyip, karşı tarafın istinafı üzerine verilen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararını 'katılma yoluyla temyiz' etmesi mümkün müdür? Bu durumun usul hukukundaki yerini ve Yargıtay'ın yaklaşımını analiz ediniz.
Hayır, 'katılma yoluyla temyiz' diye bir kurum HMK'da düzenlenmemiştir. 'Katılma yoluyla istinaf' ve 'katılma yoluyla temyiz' eski 1086 sayılı HUMK'da yer alan kurumlardı, ancak 6100 sayılı HMK ile sadece 'katılma yoluyla istinaf' (HMK m. 348) korunmuş, temyizde bu yola yer verilmemiştir. Metinde yer alan Yargıtay 9. HD - K.2019/21455 kararında da bu durum tartışılmıştır. Davacı vekili, davalının temyizine karşı 'katılma yolu ile' temyiz başvurusunda bulunmuş, ancak Yargıtay bu talebi reddetmiştir. Hukuki gerekçesi şudur: HMK sisteminde her taraf, kanun yoluna kendi süresi içinde ve bağımsız olarak başvurmak zorundadır. İstinaf etmeyen bir taraf, karşı tarafın istinafı üzerine BAM tarafından aleyhine yeni bir hüküm kurulmadığı sürece temyiz hakkına sahip olmaz. Karşı tarafın temyiz dilekçesine karşı sadece 'temyize cevap dilekçesi' sunabilir, ancak kendisi de kararı temyiz etmek istiyorsa, kendi adına ve süresi içinde bağımsız bir temyiz dilekçesi vermelidir. 'Katılma' kurumu, kanun yolu süresini kaçıran tarafa, karşı tarafın başvurusuna eklemlenerek kanun yoluna gitme imkanı tanıyan istisnai bir yoldu ve HMK'da temyiz için artık mevcut değildir.