Bir sözleşmenin 'aldatma (hile)' nedeniyle iptal edilebilmesi için gereken 'aldatma kastı' ve 'illiyet bağı' unsurlarını açıklayınız. Bir emlakçının, alıcıya satacağı evin bitişiğindeki arazinin park alanı olduğunu, oysa imar planında oranın AVM inşaat alanı olarak göründüğünü bilmesine rağmen söylemesi, bu unsurları karşılar mı?
Aldatma (hile) nedeniyle sözleşmenin iptali için (TBK m. 36), metinde de belirtildiği gibi üç şartın varlığı gerekir: aldatma fiili, aldatma kastı ve illiyet bağı. - Aldatma Kastı: Aldatan tarafın, karşı tarafı bilerek ve isteyerek yanıltma, onda hatalı bir kanı oluşturma veya mevcut hatasını devam ettirme niyetidir. Aldatanın, söylediği yalanın veya gizlediği gerçeğin farkında olması gerekir. - İlliyet Bağı: Sözleşmenin, bu aldatma eylemi sonucunda ve onun etkisiyle yapılmış olmasıdır. Eğer aldatma olmasaydı, karşı tarafın o sözleşmeyi hiç yapmayacağı veya aynı koşullarla yapmayacağı anlaşılıyorsa, illiyet bağı var demektir. Örnek olayda, emlakçının arazinin gelecekteki durumu hakkında (AVM inşaatı) bilerek yanlış bilgi vermesi (park alanı demesi), alıcıyı yanıltmaya yönelik bir 'aldatma fiili'dir ve bunu bilerek yaptığı için 'aldatma kastı' mevcuttur. Bir evin değerini ve yaşanabilirliğini doğrudan etkileyen bu faktör (yanına AVM yapılması), alıcının satın alma kararında belirleyici bir rol oynar. Alıcı, gerçeği bilseydi o evi o fiyata veya hiç almayacak idiyse, 'illiyet bağı' da kurulmuş olur. Dolayısıyla bu durum, aldatmanın tüm unsurlarını taşır ve alıcıya sözleşmeyi iptal etme hakkı verir.