Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda, paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satması ve bu satışın diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmemesi durumunda, paydaşlardan biri satışı öğrendikten 2.5 yıl sonra önalım (şufa) davası açmıştır. Davalı (alıcı), davacının satışı çok daha önce öğrendiğini ve TMK m. 733'teki 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini iddia etmektedir. Davacının satışı daha önce öğrendiğinin tanıkla ispatlanması, davanın sonucunu etkiler mi? Yargıtay'ın 'bildirim' ve 'öğrenme' kavramlarına yaklaşımını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210644

Davacının satışı daha önce öğrendiğinin tanıkla ispatlanması davanın sonucunu etkilemez. Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre, yasal önalım hakkının kullanılmasındaki üç aylık hak düşürücü süreyi başlatan olgu, paydaşın satışı haricen 'öğrenmesi' değil, alıcı veya satıcı tarafından kendisine kanunun aradığı şekilde 'noter aracılığıyla bildirim' yapılmasıdır (Bkz. Yargıtay 6. HD, 2009/596 K.). Noter bildirimi yapılmadığı sürece üç aylık süre işlemeye başlamaz. Ancak, kanun her halükarda hakkın kullanımını bir üst süreyle sınırlamıştır. TMK m. 733/son uyarınca, önalım hakkı her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu iki yıllık süre, noter bildirimi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın işleyen, objektif bir hak düşürücü süredir. Olayda, dava satıştan 2.5 yıl sonra açıldığı için, davacının satışı ne zaman öğrendiğine bakılmaksızın, iki yıllık azami hak düşürücü süre dolmuştur. Bu nedenle dava, süre aşımı nedeniyle reddedilmelidir. Yargıtay, öğrenme olgusunu sadece noter bildirimi yapıldıktan sonraki üç aylık süre için değil, iki yıllık azami süre için de başlangıç olarak kabul etmemektedir. İki yıllık süre, tapudaki satış tarihinden itibaren başlar.