Bir alacaklının, borcunu tahsil etmek amacıyla başvurduğu 'ilamlı icra' ile 'ilamsız icra' arasındaki temel fark nedir? Hangi tür alacaklar için ilamsız icra takibi başlatılabilir?
İlamlı icra ve ilamsız icra arasındaki temel fark, takibin bir mahkeme kararına (ilam) dayanıp dayanmadığıdır. - İlamlı İcra: Alacaklının, alacağını bir mahkeme kararı veya kanunen ilam niteliğinde sayılan bir belge (örneğin, noter senedi, uzlaşma tutanağı) ile ispatladığı durumlarda başvurduğu icra yoludur. Bu yolda, alacağın varlığı zaten bir mahkeme kararıyla sabit olduğundan, borçlunun borca itiraz hakkı yoktur; sadece icranın geri bırakılması gibi istisnai yollara başvurabilir. - İlamsız İcra: Alacaklının elinde bir mahkeme kararı olmaksızın, doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı takip yoludur. Metinde de belirtildiği gibi, bu yol genellikle para ve teminat alacakları için kullanılır. İlamsız icrada, alacaklının iddiası tek taraflıdır ve borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine 7 gün içinde itiraz ederek takibi durdurabilir. Takibin devam edebilmesi için alacaklının bu itirazı mahkemede (itirazın iptali veya kaldırılması davası) ortadan kaldırması gerekir. İlamsız icra, kendi içinde genel haciz yolu ve kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) özgü haciz yolu gibi türlere ayrılır.