CMK m. 182 uyarınca duruşmaların 'herkese açık' olması ilkesinin temel amaçları nelerdir? Bu ilkenin istisnaları olan 'genel ahlak' ve 'kamu güvenliği' gerekçeleriyle duruşmanın kapalı yapılmasına karar verilebilmesi için, bu kavramların nasıl yorumlanması gerektiğini ve mahkemenin takdir yetkisinin sınırlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210613

Anayasa'nın 141. ve AİHS'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan duruşmanın açıklığı (aleniyet) ilkesinin iki temel amacı vardır: 1) Adaletin Şeffaflığı ve Güven: Yargılamanın kamu denetimine açık olması, yargılamanın adil ve tarafsız yapıldığına dair toplumsal güveni artırır ve keyfiliği önler. 2) Genel Önleme: Suç işleyenlerin aleni olarak yargılanması ve ceza alması, toplum üzerinde caydırıcı bir etki yaratır. Bu ilkenin istisnaları olan 'genel ahlak' ve 'kamu güvenliği' kavramları, dar yorumlanması gereken istisnalardır. - Genel Ahlak: Genellikle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (ırza geçme, cinsel istismar) gibi, duruşma içeriğinin açıklanmasının mağdurun veya sanığın (özellikle çocuksa) onurunu ve özel hayatını rencide edeceği, toplumsal ahlak anlayışını zedeleyeceği durumlarda uygulanır. - Kamu Güvenliği: Devlet sırlarının, askeri sırların veya ulusal güvenliği tehdit eden terör örgütlerinin faaliyetlerinin tartışılacağı davalarda, bu bilgilerin açığa çıkmasının kamu güvenliğini tehlikeye atacağı durumlarda gündeme gelir. Mahkemenin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. CMK m. 182/2, bu hallerin 'kesin olarak gerekli' olmasını aramaktadır. Mahkeme, kapalılık kararını gerekçeli olarak vermeli ve bu gerekçe, denetlenebilir, somut ve ikna edici olmalıdır. Soyut gerekçelerle kapalılık kararı verilemez.