Resmi senetle (örneğin tapuda) yapılmış bir bağışlama sözleşmesinde, bağışlayanın iradesinin 'aldatma (hile)' ile sakatlandığı iddiası hangi tür delillerle ispat edilebilir? TMK m. 7'de düzenlenen 'resmi belgelerle ispat' kuralının, irade bozukluğu iddiaları karşısındaki durumunu HMK m. 203 ile ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210600

TMK m. 7, resmi sicil ve senetlerin, belgeledikleri olguların doğruluğuna karine teşkil ettiğini belirtir. Ancak aynı maddenin devamında, bu içeriğin doğru olmadığının ispatının, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmadığı ifade edilir. Diğer yandan, HMK m. 200 senede karşı senetle ispat zorunluluğunu düzenlerken, HMK m. 203 bu kuralın istisnalarını sayar. Metinde de belirtildiği gibi, irade bozukluğu halleri (hata, hile, ikrah) HMK m. 203/1-ç uyarınca senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnalarındandır. Bunun nedeni, aldatma gibi eylemlerin doğası gereği gizli yapılması ve bu konuda yazılı bir delil (senet) oluşturmanın fiilen imkansız olmasıdır. Dolayısıyla, tapuda resmi senetle yapılmış bir bağış sözleşmesinde dahi, bağışlayanın hile ile aldatıldığı iddiası, tanık beyanları, mesajlaşma kayıtları, banka hareketleri, bilirkişi raporları ve yemin dahil olmak üzere her türlü takdiri delille ispat edilebilir. Resmi senedin varlığı, hile iddiasının her türlü delille ispatlanmasına engel teşkil etmez.