Bir yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da (MÖHUK) aranan 'karşılıklılık (mütekabiliyet)' şartı ne anlama gelmektedir? Bu şartın hangi yollarla mevcut olduğu kabul edilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210591

MÖHUK uyarınca tenfizin esasa ilişkin şartlarından biri olan karşılıklılık (mütekabiliyet), yabancı mahkeme kararının verildiği devlet ile Türkiye arasında, mahkeme kararlarının karşılıklı olarak tanınması ve icra edilmesine yönelik bir uyumun bulunmasıdır. Bu şart, Türkiye'nin egemenlik haklarını koruma ve Türk mahkeme kararlarının da yabancı ülkelerde geçerli olmasını sağlama amacı güder. Metinde de belirtildiği gibi, karşılıklılığın varlığı üç şekilde ortaya çıkabilir: 1) Anlaşmaya Dayalı (Akdi) Karşılıklılık: Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında bu konuda yapılmış iki taraflı veya çok taraflı bir anlaşmanın (sözleşmenin) bulunmasıdır. Bu, en sağlam karşılıklılık türüdür. 2) Kanuni Karşılıklılık: Yabancı devlette, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan açık bir kanun hükmünün bulunmasıdır. 3) Fiili Karşılıklılık (De Facto Mütekabiliyet): İki ülke arasında bir anlaşma veya kanun hükmü olmamasına rağmen, o ülke mahkemelerinin pratikte (fiilen) Türk mahkeme kararlarını tenfiz etmesidir. Bu durum, o ülkedeki mahkeme kararlarıyla ispatlanabilir. Tanıma davalarında ise kural olarak karşılıklılık şartı aranmaz.