Kuru sıkı olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen bir tabanca ile havaya ateş etme eylemi, TCK m. 170/1-c'de düzenlenen 'Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması' suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, 'silah' kavramının TCK m. 6'daki tanımı ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile ilişkilendirerek açıklayınız.
Metinde belirtildiği üzere, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun istikrar kazanmış kararlarına göre, kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eylemi TCK m. 170/1-c'deki 'Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması' suçunu oluşturmaz. Bunun temel nedeni, TCK m. 170/1-c'nin 'silahla ateş etme' unsurunu içermesidir. Yargıtay, bu maddedeki 'silah' kavramını, TCK m. 6'da tanımlanan ve öldürmeye veya yaralamaya elverişli nitelikteki aletler olarak yorumlamaktadır. Kuru sıkı tabancalar, öldürme veya yaralama kabiliyetine sahip olmadıkları için bu tanıma uymazlar ve bu suçun maddi unsurunu oluşturamazlar. Bu eylem, suç teşkil etmemekle birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen 'Gürültüye Neden Olma' kabahatini oluşturur ve fail hakkında idari para cezası uygulanması gerekir. Ancak, kuru sıkı tabancanın tehdit gibi bazı suçlarda 'korkutucu niteliği' nedeniyle silah olarak kabul edilebileceği unutulmamalıdır.