Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m. 54'te sayılan sınır dışı etme nedenleri ile YUKK m. 55'te sayılan 'sınır dışı edilemeyecek yabancılar' arasındaki ilişkiyi analiz ediniz. Örneğin, kamu düzeni için tehlike oluşturduğu gerekçesiyle (m. 54) hakkında sınır dışı kararı alınan bir yabancının, gönderileceği ülkede işkence görme riski (m. 55) altında olduğunu iddia etmesi durumunda idari makamlar ve yargı mercileri nasıl bir denge kurmalıdır?
YUKK m. 54, idareye sınır dışı etme yetkisi veren nedenleri (suç işleme, kamu düzenini tehdit etme vb.) sayarken, YUKK m. 55 mutlak bir sınır dışı etme yasağı getirir. Bu, 'geri göndermeme (non-refoulement)' ilkesinin iç hukuktaki yansımasıdır. Bir yabancı, m. 54'teki bir nedene dayanılarak sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalsa bile, eğer gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler varsa, m. 55 uyarınca sınır dışı edilemez. Örnek olayda, idare ve yargı mercileri bir denge kurmak zorundadır. Kamu düzeni için tehlike oluşturan kişinin Türkiye'de kalması bir güvenlik riski iken, işkence riski olan bir ülkeye gönderilmesi uluslararası hukukun ve Anayasa'nın (m. 17) ihlali olur. Bu durumda, geri göndermeme ilkesi üstün gelir. Kişi sınır dışı edilemez ancak idari gözetim gibi alternatif tedbirlerle kamu güvenliği sağlanmaya çalışılır. Mahkeme, bu dengeyi kurarken hem idarenin kamu düzeni gerekçesini hem de yabancının işkence riski iddiasının ciddiyetini ve inandırıcılığını değerlendirir.