Kolluk görevlileri arama yapmak üzere bir eve geldiğinde, şüphelinin evdeki bir miktar esrarı klozete dökerek imha etmesi eylemi, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2020/5746 sayılı kararı ışığında hangi suçu oluşturur? Bu eylemin 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu yerine 'suç delillerini yok etme' suçu olarak nitelendirilmesinin hukuki gerekçesini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210570

Metinde yer alan Yargıtay 10. Ceza Dairesi kararına göre, şüphelinin kolluk müdahalesi anında evdeki esrarı klozete dökerek yok etmesi, 'uyuşturucu madde ticareti yapma' (TCK m. 188) suçunu değil, 'suç delillerini yok etme' (TCK m. 281) suçunu oluşturur. Hukuki gerekçesi şudur: Uyuşturucu madde ticareti suçunun (satma, başkasına verme vb.) maddi unsurları bu eylemde gerçekleşmemiştir. Şüphelinin amacı, maddeyi bir başkasına satmak veya devretmek değil, yakalanmak üzere olduğu bir suçun (muhtemelen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - TCK m. 191) delilini ortadan kaldırmaktır. Fiil, doğrudan doğruya delilleri yok etmeye yöneliktir. Ancak burada TCK m. 281/2'deki kişisel cezasızlık hali devreye girer. Eğer şüpheli, 'kullanmak için uyuşturucu bulundurma' suçundan yargılanıyorsa ve yok ettiği delil bu suça aitse, TCK m. 281'den ayrıca ceza almaz. Eğer yok ettiği uyuşturucu başkasına ait bir ticaret suçunun delili olsaydı, o zaman TCK m. 281'den sorumlu olurdu. Yargıtay'ın bu kararı, eylemin hangi saikle ve hangi suçu gizlemek amacıyla yapıldığına odaklanarak bir vasıflandırma yaptığını göstermektedir.