Bir suçun işlendiğine dair delilleri yok etmek, gizlemek veya değiştirmek (TCK m. 281) suçu ile failin kendi işlediği suçun delillerini karartması arasındaki hukuki fark nedir? Yargıtay 12. CD - Karar: 2014/14984'e atıfla, bir kişinin ruhsatsız silahını saklaması eyleminin neden TCK m. 281 kapsamında cezalandırılmadığını açıklayınız.
TCK m. 281, bir kişinin 'başkası tarafından işlenmiş' bir suçun delillerini yok etmesi, gizlemesi veya değiştirmesini cezalandırır. Bu suçun temel amacı, adaletin tecellisini engellemeye yönelik eylemleri yaptırıma bağlamaktır. Ancak, aynı maddenin ikinci fıkrasında 'kişinin, kendi işlediği veya iştirak ettiği bir suçun delillerini yok etmesi, gizlemesi veya değiştirmesi halinde bu madde hükmünün uygulanamayacağı' şeklinde kişisel bir cezasızlık nedeni veya suçu ortadan kaldıran bir neden düzenlenmiştir. Bu, hiç kimsenin kendi aleyhine delil sunmaya zorlanamayacağı (nemo tenetur se ipsum accusare) ilkesinin bir yansımasıdır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 12. CD kararı da bu ilkeye dayanmaktadır. Kişinin, ruhsatsız silah bulundurma (6136 SKM) suçunun delili olan silahı saklaması, kendi işlediği suçun delillerini karartma eylemidir. Bu nedenle, kişi ruhsatsız silah bulundurma suçundan cezalandırılır, ancak ayrıca TCK m. 281'den cezalandırılmaz. Eğer bu kişi, arkadaşının işlediği bir cinayetin delili olan silahı saklasaydı, o zaman TCK m. 281'den sorumlu olurdu.