CMK m. 182 duruşmanın 'herkese açık' olmasını temel ilke olarak kabul ederken, 'genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde' kapalılık kararı verilebileceğini düzenlemiştir. 'Genel ahlak' ve 'kamu güvenliği' kavramlarının soyut ve geniş niteliği, hakimin bu konudaki takdir yetkisinin sınırları açısından nasıl bir sorun yaratmaktadır? Bir cinsel istismar davasında, mağdurun veya sanığın teşhir olmasını engellemek amacıyla kapalılık kararı verilmesi, bu kavramlardan hangisine dayanır ve bu karar 'kişilerin özel hayatlarının korunması' hakkı ile nasıl bir ilişki içindedir? Kapalılık kararının gerekçeli olması ve hükmün açık duruşmada açıklanması zorunluluğunun (CMK m. 182/3) amacı nedir?
'Genel ahlak' ve 'kamu güvenliği' kavramları, ucu açık ve yoruma muhtaç 'belirsiz hukuki kavramlar'dır. Bu durum, hakime geniş bir takdir yetkisi tanırken, aynı zamanda bu yetkinin keyfi kullanılma riskini de beraberinde getirir. Kanunilik ilkesi açısından, bu kavramların her somut olayda objektif ve somut gerekçelere dayandırılarak uygulanması zorunludur. Aksi takdirde, aleniyet ilkesi keyfi olarak ortadan kaldırılabilir. Cinsel istismar davasında kapalılık kararı verilmesi, öncelikli olarak 'genel ahlak' kavramına dayanır. Cinsel suçların detaylarının kamuya açık bir şekilde tartışılmasının, toplumun genel ahlaki değerlerini ve duyarlılığını zedeleyeceği kabul edilir. Aynı zamanda bu karar, Anayasa m. 20'de ve AİHS m. 8'de güvence altına alınan 'kişilerin özel hayatlarının korunması' hakkıyla da doğrudan ilişkilidir. Özellikle mağdur çocuğun veya yetişkinin, yaşadığı travmanın detaylarının kamuoyu önünde tekrar tekrar anlatılması, ikincil bir mağduriyete (secondary victimization) yol açar ve özel hayatına ağır bir müdahale teşkil eder. Bu nedenle kapalılık kararı, hem genel ahlakı hem de mağdurun (ve hatta sanığın) özel hayatını ve onurunu koruma amacı taşır. Kapalılık kararının gerekçeli olması (CMK m. 184) ve hükmün açık duruşmada açıklanması (CMK m. 182/3) zorunluluğunun amacı şudur: 1) Gerekçeli Karar: Aleniyet ilkesinden ayrılmanın keyfi olmadığını, kanunun aradığı zorunlu sebeplerin somut olayda var olduğunu göstermek ve bu kararın üst mahkemelerce denetlenebilmesini sağlamaktır. 2) Hükmün Açık Duruşmada Açıklanması: Yargılamanın kendisi gizli yapılsa bile, adaletin tecellisinin son halkası olan hükmün kamuoyu tarafından bilinmesini ve denetlenmesini sağlamaktır. Bu, 'adliyenin kapılarının sonuna kadar kapalı kalmadığı' mesajını vererek, yargıya olan güveni temin eden önemli bir güvencedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/gizli-durusma-ve-durusmada-kapalilik-aciklik-gizlilik-karari-nasil-uygulanir.html)