CMK m. 33, duruşmada verilecek kararların 'Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten sonra' verileceğini hükme bağlamıştır. Bu kuralın, ceza muhakemesine hakim olan 'çelişmeli yargılama (tartışmalılık)' ve 'silahların eşitliği' ilkeleriyle olan bağını kurunuz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2019/773 sayılı kararında, HAGB kararı sonrası dosyayı resen ele alan mahkemenin, 'duruşma açmadan' ve tarafları davet etmeden yeniden hüküm kurmasını neden CMK m. 33'e aykırı bulduğunu ve bozma sebebi saydığını açıklayınız.
CMK m. 33'te düzenlenen kural, ceza muhakemesinin temelini oluşturan 'çelişmeli yargılama' ve onun bir uzantısı olan 'silahların eşitliği' ilkelerinin somut bir yansımasıdır. Bu ilkelerle bağı şu şekildedir: 1) Çelişmeli Yargılama (Tartışmalılık) İlkesi: Bir yargılamanın adil olabilmesi için, tarafların (idari makamı-savcılık ve savunma makamı-sanık/müdafi) bir iddia veya delil hakkında karşılıklı olarak görüşlerini bildirebilme, tartışabilme ve mahkemeyi etkilemeye çalışma imkanına sahip olmaları gerekir. CMK m. 33, mahkemenin herhangi bir karar vermeden önce tarafların bu konudaki beyanlarını ve argümanlarını dinlemesini zorunlu kılarak bu ilkeyi güvence altına alır. 2) Silahların Eşitliği İlkesi: İddia ve savunma makamlarının, usuli haklar ve imkanlar açısından birbirine denk bir konumda olmasıdır. Mahkeme, sadece iddia makamı olan Cumhuriyet savcısını dinleyip, savunma makamını dinlemeden bir karar verirse, bu denge savunma aleyhine bozulmuş olur. CMK m. 33, hem savcının hem de müdafinin dinlenmesini öngörerek bu eşitliği sağlamayı hedefler. Yargıtay'ın 2019/773 sayılı kararında, HAGB sonrası yeniden hüküm kurulmasını duruşma açmadan yapmayı bozma sebebi saymasının nedeni şudur: HAGB sonrası denetim süresinde yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle hükmün açıklanması, sanık için yeni ve ağır hukuki sonuçlar doğuran, esasa ilişkin bir karardır. Sanığın denetim süresinde suç işleyip işlemediği, yükümlülüklerini ihlal edip etmediği gibi hususlar yeni bir değerlendirmeyi ve tartışmayı gerektirir. Mahkemenin, sanığa ve müdafiine bu yeni durum hakkında savunma yapma, lehe olan hususları ileri sürme ve kararı etkileme imkanı tanımadan, dosyayı tek taraflı olarak ele alıp karar vermesi, hem CMK m. 33'e hem de bu maddenin temelindeki çelişmeli yargılama ve savunma hakkı ilkelerine açıkça aykırıdır. Bu nedenle, duruşma açılmadan verilen bu tür bir karar, adil yargılanma hakkının ihlali sayılarak bozulmuştur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-33-madde-cmk/)