Ceza Muhakemesi Kanunu m. 86, ölünün kimliğinin belirlenmesi ve adli muayene usulünü düzenlemektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/2359 K. sayılı kararında, 'kesin ölüm nedenini belirleyen otopsi raporu beklenmeden hüküm kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Bu kararı, 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesi ve 'nedensellik (illiyet) bağı'nın tespiti açısından analiz ediniz. Adli muayene ile otopsi arasındaki temel fark nedir ve hangi durumlarda adli muayene yeterliyken, hangi durumlarda otopsi yapılması zorunludur (CMK m. 87)?
Yargıtay'ın otopsi raporu beklenmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni sayması, ceza muhakemesinin temel amacı olan 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesi ve suçun unsurlarından olan 'nedensellik bağı'nın şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi zorunluluğundan kaynaklanır. Analiz şu şekildedir: 1) Maddi Gerçeğin Araştırılması: Mahkeme, olayın nasıl gerçekleştiğini ve sanığın fiili ile ortaya çıkan sonuç (ölüm) arasındaki ilişkiyi tüm çıplaklığıyla ortaya koymakla yükümlüdür. Ölüm nedeni, bu gerçeğin en önemli parçasıdır. Otopsi, ölümün kesin nedenini, şeklini ve mekanizmasını ortaya koyan en güvenilir bilimsel delildir. Bu delil toplanmadan karar vermek, eksik incelemeyle hüküm kurmak anlamına gelir. 2) Nedensellik (İlliyet) Bağı: Bir sanığın kasten veya taksirle öldürme suçundan cezalandırılabilmesi için, sanığın hukuka aykırı fiili ile ölüm neticesi arasında bir nedensellik bağının bulunması şarttır. Otopsi, ölümün gerçekten sanığın eyleminden mi (örn: bıçak darbesi, kurşun yarası), yoksa başka bir nedenden mi (örn: kalp krizi, önceden var olan bir hastalık) kaynaklandığını bilimsel olarak ortaya koyar. Bu bağ kurulamazsa, sanık öldürme suçundan sorumlu tutulamaz. Adli Muayene ve Otopsi Farkı: - Adli Muayene (CMK m. 86): Cesedin dıştan incelenerek, görünürdeki yaraların, izlerin ve belirtilerin tespit edilmesidir. Amaç, ölüm hakkında ilk bulguları saptamaktır. - Otopsi (CMK m. 87): Cesedin baş, göğüs ve karın boşluklarının açılarak iç organların incelendiği, örnekler alındığı cerrahi bir işlemdir. Amaç, kesin ölüm nedenini ve şeklini bilimsel olarak belirlemektir. Otopsi Zorunluluğu: CMK m. 87'ye göre, ölüm nedeninin adli muayene ile belirlenemediği durumlarda veya zehirlenme şüphesi gibi özel hallerde otopsi yapılması zorunludur. Eğer ölüm nedeni dış muayene ile açıkça anlaşılabiliyorsa (örn: başı kopmuş bir ceset), otopsiden vazgeçilebilir (CMK m. 86/2). Yargıtay kararındaki olayda, ölüm nedeninin kesin tespiti için otopsi raporu kritik bir delil olduğundan, bu rapor beklenmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. (Yargıtay CGK E:1985/341, K:1985/216) (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-86-madde-cmk/)