CMK m. 135 uyarınca hukuka uygun olarak yapılan bir iletişimin dinlenmesi sırasında, soruşturulan katalog suçla ilgisiz, ancak başka bir suçun (katalogda yer alsın veya almasın) işlendiğine dair delil elde edilmesi durumunda, bu delilin hukuki niteliği ne olur? 'Tesadüfi delil' olarak adlandırılan bu bulguların, yeni bir soruşturmada kullanılabilmesinin koşulları ve sınırları nelerdir? Bu durumu, 'delil yasakları' ve 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' doktrini çerçevesinde tartışınız.
Hukuka uygun bir dinleme sırasında, soruşturulan suçla ilgisiz başka bir suça ilişkin elde edilen bulgulara 'tesadüfi delil' denir. Bu delillerin hukuki akıbeti, ceza muhakemesi hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir. Metinde de belirtildiği gibi, bu delillerin doğrudan doğruya yeni bir soruşturmada kullanılması 'delil yasağı' kapsamına girer. 'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' doktrini, hukuka aykırı bir yöntemle elde edilen bir delile dayanılarak ulaşılan diğer delillerin de hukuka aykırı olacağını ifade eder. Ancak burada ilk delil (dinleme kararı) hukuka uygundur. Sorun, bu hukuka uygun delilin kapsamı dışındaki bir suç için kullanılmasındadır. Yargıtay'ın ve doktrinin bu konudaki yaklaşımı genel olarak şöyledir: 1) Doğrudan Delil Olarak Kullanılamama: Tesadüfi deliller, yeni suçun soruşturmasında doğrudan ve tek başına bir delil olarak kullanılamaz. Örneğin, uyuşturucu ticareti (katalog suç) dinlemesinde tesadüfen öğrenilen bir cinayet itirafının ses kaydı, cinayet davasında tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. 2) Soruşturma Başlatma Başlangıç Şüphesi Olarak Kullanılma: Ancak bu tesadüfi deliller, 'yok sayılamaz'. Bunlar, yeni bir suçun işlendiğine dair bir 'başlangıç şüphesi' olarak kabul edilebilir. Bu şüphe üzerine derhal Cumhuriyet savcısına haber verilir. 3) Yeni ve Bağımsız Delil Elde Etme Zorunluluğu: Cumhuriyet savcısı, bu tesadüfi delile dayanarak yeni bir soruşturma başlatır, ancak mahkumiyet için bu ilk delilden 'bağımsız, yeni ve hukuka uygun' başka deliller elde etmek zorundadır. Örneğin, cinayet itirafı üzerine başlatılan soruşturmada, cesedin bulunması, tanıkların dinlenmesi, olay yerinde başka delillerin toplanması gibi. Eğer yeni ve bağımsız delillerle suç ispatlanabiliyorsa, tesadüfen elde edilen ilk bilginin soruşturmayı tetiklemiş olması, sonucu hukuka aykırı kılmaz. Ancak yeni suç da katalog suçlardan ise, o suç için ayrıca usulüne uygun yeni bir dinleme kararı alınması gerekir. Özetle, tesadüfi deliller bir 'ihbar' veya 'başlangıç şüphesi' niteliğindedir, ancak tek başlarına hükme esas alınamazlar. (Kaynak: or.av.tr/cmk-madde-135/)