HMK m. 296, toplu mahkemelerde hükmün oylanması usulünü düzenlerken, başkanın en kıdemsiz üyeden başlayarak oy almasını ve kendi oyunu en son açıklamasını öngörmektedir. Bu usul kuralının konulma amacı nedir? Bu kuralın, mahkeme heyeti içindeki hiyerarşinin, üyelerin iradeleri üzerindeki potansiyel etkisini minimize etme ve yargısal bağımsızlığı sağlama fonksiyonunu tartışınız. Bu kurala aykırı bir oylama yapılması, örneğin başkanın ilk olarak kendi oyunu açıklaması, tek başına bir temyiz (bozma) sebebi teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210541

HMK m. 296'da belirtilen oylama usulünün (kıdemsizden kıdemliye doğru) temel amacı, mahkeme üyelerinin, özellikle de daha az kıdemli olanların, heyetteki daha kıdemli üyelerin veya başkanın görüşünden etkilenmeden, kendi vicdani kanaatlerine göre özgürce oy kullanabilmelerini sağlamaktır. Bu kural, yargısal bağımsızlığın bir gereği olan 'hakimin vicdani kanaatiyle hüküm kurması' (Anayasa m. 138) ilkesinin, mahkeme heyeti içinde de korunmasını hedefler. Hiyerarşik bir yapıya sahip olan kurumlarda, astların üstlerinin görüşünden etkilenme eğilimi doğal bir psikolojik olgudur. Eğer başkan veya en kıdemli üye oyunu ilk başta açıklarsa, daha kıdemsiz üyelerin farklı bir görüş belirtmekten çekinme, baskı altında hissetme veya kendi kanaatlerini sorgulama ihtimali artar. Oylamanın kıdemsizden başlaması, her üyenin dış etkilerden arınmış bir şekilde kendi değerlendirmesini ve iradesini ortaya koymasına olanak tanır, böylece müzakerenin ve oylamanın daha sağlıklı ve adil olmasını temin eder. Bu usul kuralına aykırı bir oylama yapılması, tek başına bir temyiz (bozma) sebebi olarak kabul edilmez. Yargıtay, bu tür usul kurallarının ihlalini, hükmün sonucuna etki etmediği sürece 'nispi bozma' nedeni olarak görmemektedir. Oylamanın gizliliği (müzakerenin gizli yapılması) nedeniyle, oylamanın hangi sırayla yapıldığının dışarıdan ispatı da zaten zordur. Bozma sebebi olabilmesi için, bu usulsüzlüğün kararın içeriğini (esasını) etkilediğinin veya adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinin somut olarak ortaya konulması gerekir ki bu da pratikte neredeyse imkansızdır. Bu nedenle, bu kurala uyulmaması genellikle bir eleştiri konusu olarak kalır, ancak hükmün bozulmasına yol açmaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-296-hukmun-oylanmasi-ve-yeter-sayi.html)