TCK m. 84/4, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş veya ortadan kaldırılmış kişileri intihara sevk edenlerin ya da cebir veya tehdit kullanarak kişileri intihara mecbur edenlerin, 'kasten öldürme' suçundan sorumlu tutulacağını düzenlemiştir. Bu düzenlemenin hukuki niteliği nedir? Bu durum, intihara yönlendirme suçunun bir nitelikli hali midir, yoksa faillik türüne (dolaylı faillik) ilişkin bir düzenleme midir? Bu fıkra kapsamındaki bir eylem ile TCK m. 84/1 kapsamındaki 'azmettirme' eylemi arasındaki temel farkı, mağdurun iradesinin rolü üzerinden açıklayınız.
TCK m. 84/4'teki düzenleme, intihara yönlendirme suçunun bir nitelikli hali değil, faillik türüne ilişkin özel bir hükümdür ve 'dolaylı faillik' (TCK m. 37/2) kurumunun tipik bir örneğidir. Hukuki niteliği, görünüşte intihar olan eylemin, aslında bir 'kasten öldürme' fiili olduğunu kabul etmesidir. TCK m. 84/1'deki 'azmettirme' ile TCK m. 84/4'teki eylem arasındaki temel fark, mağdurun iradesinin hukuki geçerliliğidir: 1) TCK m. 84/1 (İntihara Yönlendirme): Bu suçta mağdur, kural olarak, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabilen, iradesi sakatlanmış da olsa hukuken var olan bir kişidir. Fail, mağdurun bu 'var olan' iradesini etkileyerek onu intihara yönlendirir. Mağdur, kendi eylemiyle hayatına son verir. Bu nedenle suç, 'kasten öldürme' değil, başkasının intiharına etki etme suçudur. 2) TCK m. 84/4 (Dolaylı Faillik Yoluyla Kasten Öldürme): Bu durumda ise mağdurun hukuken geçerli bir iradesi yoktur. - 'Algılama yeteneği olmayan' kişi (örn: küçük bir çocuk, akıl hastası) ne yaptığını bilmediği için, onu intihara sevk etmek, aslında onu bir 'araç' gibi kullanarak öldürmektir. Mağdurun eylemi, kendi iradesinin bir ürünü değildir. - 'Cebir veya tehdit altında' intihara mecbur bırakılan kişinin de özgür iradesi ortadan kaldırılmıştır. Kişi, iki kötüden (örneğin, işkenceyle ölmektense atlayarak ölmek) birini seçmek zorunda bırakılmıştır. Bu durumda da fail, mağduru bir araç olarak kullanmakta ve onun ölümüne neden olmaktadır. Bu nedenlerle kanun koyucu, bu iki halde de mağdurun fiili kendi eliyle işlemiş olmasına rağmen, asıl failin, mağdurun iradesini ortadan kaldırarak onu araç olarak kullanan 'dolaylı fail' olduğunu ve eylemin 'kasten öldürme' (TCK m. 81) olarak cezalandırılması gerektiğini kabul etmiştir. Bu durumda yargılama da Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/intihara-yonlendirme-sucu-ve-cezasi/)