TCK m. 266'da düzenlenen 'Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma' suçu, bağımsız bir suç tipi midir yoksa işlenen asli suça eklenen bir nitelikli hal midir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2008/7878 sayılı kararında belirtilen 'araç ve gerecin suçun işlenmesinde kolaylık sağlaması ve normal fonksiyonunda kullanılması' zorunluluğunu, TCK m. 266'nın uygulanma koşulları açısından analiz ediniz. Bir gümrük muhafaza memurunun, görevi gereği taşıdığı beylik tabancasını kullanarak tehdit suçunu (TCK m. 106) işlemesi halinde (Y4CD, 2019/5993), bu artırım hükmünün uygulanmasının hukuki gerekçesi nedir?
TCK m. 266'da düzenlenen 'Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma', bağımsız bir suç tipi değil, işlenen asli suça (örneğin tehdit, yaralama, hırsızlık) ilişkin cezanın artırılmasını öngören bir 'nitelikli hal' veya 'artırım sebebi'dir. Bu hükmün uygulanabilmesi için iki temel koşul vardır: 1) Failin kamu görevlisi olması ve kullandığı araç/gerecin görevi gereği kendisine tahsis edilmiş olması. 2) Kullanılan araç/gerecin, işlenen suçun tanımında kurucu veya nitelikli bir unsur olarak zaten yer almaması. Örneğin, zimmet veya irtikap gibi suçlar zaten kamu görevlisi sıfatıyla işlenebildiğinden bu suçlarda TCK m. 266 uygulanmaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin (2008/7878) 'kolaylık sağlama ve normal fonksiyonunda kullanma' kriteri, bu artırımın keyfi uygulanmasını önlemeye yöneliktir. Araç veya gerecin, suçun işlenişine somut bir katkı sunması ve amacına uygun bir şekilde kullanılması gerekir. Örneğin, polis aracını bir kişiyi kaçırmak için kullanmak bu kapsama girerken, polis kimliğini cüzdanından çıkarmadan hırsızlık yapmak bu kapsama girmeyebilir. Gümrük muhafaza memurunun beylik tabancasıyla tehdit suçunu işlemesi olayında (Y4CD, 2019/5993), artırımın gerekçesi şudur: Tehdit suçu (TCK m. 106) herkes tarafından işlenebilir. Ancak bu suç, kamu gücünü ve otoritesini temsil eden, devletin kendisine görevini ifa etmesi için verdiği bir silahla işlendiğinde, fiilin haksızlık içeriği artmaktadır. Fail, sadece bir vatandaşı tehdit etmekle kalmamış, aynı zamanda devletin kendisine emanet ettiği gücü ve aracı da suç işlemek için kötüye kullanmıştır. Bu durum, kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine yönelik ek bir ihlal oluşturur. Bu nedenle TCK m. 266, bu artan haksızlığı cezalandırmak için cezanın üçte bir oranında artırılmasını öngörür. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kamu-gorevine-ait-arac-ve-gerecleri-sucta-kullanma-sucu-ve-cezasi/)