Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu (TCK m. 190) için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, ancak bu suç için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilmesinin mümkün olması arasındaki çelişkili görünen durumu, kanun koyucunun ceza siyaseti ve bu iki kurumun farklı amaçları doğrultusunda açıklayınız. TCK m. 190'ın ceza aralığı (beş yıldan on yıla kadar hapis) göz önüne alındığında, HAGB'nin uygulanabilmesi hangi istisnai duruma dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210503

Görünürdeki bu çelişki, etkin pişmanlık ve HAGB kurumlarının farklı hukuki niteliklere ve amaçlara sahip olmasından kaynaklanmaktadır. 1) Etkin Pişmanlık: Failin suç sonrası pişmanlık göstererek suçun sonuçlarını ortadan kaldırmaya veya adalete yardımcı olmaya yönelik aktif eylemlerini ödüllendiren, maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurumdur. Kanun koyucu, her suç tipi için etkin pişmanlığı öngörmemiştir. TCK m. 190 gibi kamu sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan suçlarda, failin sonradan pişman olmasının cezasızlık veya indirim nedeni olmamasını ceza siyaseti gereği tercih etmiş olabilir. Etkin pişmanlık, suçun işlenmesinden sonraki 'failin davranışı' ile ilgilidir. 2) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): CMK m. 231'de düzenlenen, sanığın kişiliği, duruşmadaki tutumu gibi sübjektif unsurları ve hükmolunan cezanın miktarını (2 yıl veya altı) esas alan, ceza muhakemesi hukukuna ilişkin bir kurumdur. Amacı, özellikle ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşan sanıkları topluma yeniden kazandırmak ve adli sicillerini temiz tutmaktır. HAGB, 'sanığın kişiliği ve geleceği' ile ilgilidir. TCK m. 190 için HAGB'nin uygulanabilmesi, ceza miktarının normalde HAGB sınırının (2 yıl) çok üzerinde olmasına rağmen, kanunda bu suça özgü özel bir istisna hükmü bulunmasından kaynaklanmaktadır. Bu istisna, belirli uyuşturucu suçlarında ceza miktarına bakılmaksızın HAGB kararı verilebileceğini düzenleyen özel yasalardan veya yorumlardan kaynaklanır. Metinde bu istisnai durumun varlığına işaret edilmektedir. Bu, kanun koyucunun, bu suçun faillerine, belirli koşullar altında (örneğin ilk suç olması, pişmanlık göstermesi) topluma yeniden kazandırılma şansı tanımak istediğini, ancak etkin pişmanlık gibi daha ileri bir müesseseyi (cezasızlık/indirim) bu suç tipi için uygun görmediğini göstermektedir. Bu, ceza siyasetinin bir tercihidir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/uyusturucu-veya-uyarici-madde-kullanilmasini-kolaylastirma-sucu-ve-cezasi/)