HMK'nın getirdiği üç dereceli yargılama sisteminde, kural olarak ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, bölge adliye mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır (Y9HD-K.2019/21455). Bu kuralın istisnası nedir? Bu kuralın ve istisnasının, 'usuli kazanılmış hak' ve 'kanun yollarına başvuru sırası' ilkeleri açısından hukuki mantığını açıklayınız. İstinaf başvurusunda bulunmayan bir tarafın, karşı tarafın istinafı üzerine BAM tarafından aleyhine daha ağır bir karar verilmesi durumunda temyiz hakkının doğmasının gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210489

Kural, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, bölge adliye mahkemesi (BAM) kararını temyiz edememesidir. Bu kuralın tek istisnası, BAM'ın ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, istinaf etmeyen tarafın aleyhine 'yeni ve daha ağır' bir hüküm kurmasıdır. Kuralın ve istisnasının hukuki mantığı şudur: 1) Kuralın Mantığı (Usuli Kazanılmış Hak ve Başvuru Sırası): Bir taraf, ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurmayarak, o kararın kendi aleyhine olan kısımlarını zımnen kabul etmiş sayılır. Bu durum, karşı taraf lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğurur. Kanun yollarına başvuru, bir sıra ve hiyerarşi takip eder (önce istinaf, sonra temyiz). İstinaf kanun yolunu atlayarak doğrudan temyize gitmek veya bu yola başvurmayarak hakkını kaybettikten sonra karşı tarafın başvurusu üzerinden temyiz hakkı elde etmek, bu hiyerarşiyi ve usuli kazanılmış hak ilkesini ihlal eder. BAM, sadece istinaf başvurusunu reddederse, ortada ilk derece mahkemesi kararından farklı yeni bir durum yoktur ve istinaf etmeyenin temyiz hakkı da yoktur. 2) İstisnanın Mantığı (Yeni Hüküm ve Savunma Hakkı): İstisnanın temel gerekçesi, 'hukuki dinlenilme' ve 'savunma hakkı'dır (Anayasa m. 36, HMK m. 27). Eğer BAM, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp, istinaf etmeyen tarafın durumunu eskisinden 'daha kötü' hale getiren yeni bir hüküm kurarsa, bu taraf ilk kez bu 'yeni ve aleyhe' durumla karşılaşmış olur. Bu yeni hükme karşı kendisini savunma ve bir üst yargı merciine (Yargıtay) başvurma hakkı tanınmazsa, savunma hakkı kısıtlanmış olur. Kişi, ilk derece kararını kabul etmiş olabilir, ancak BAM'ın kurduğu daha ağır hükmü kabul etmek zorunda değildir. Bu nedenle, aleyhine yeni bir hüküm kurulan taraf, daha önce istinaf etmemiş olsa bile, sırf bu 'yeni hükme' karşı temyiz hakkını kazanır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/istinaf-mahkemesi-kararinin-temyizi-hakki-nasil-olur.html)